Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, başkent Moskova’da düzenlediği basın toplantısında, İngiltere ve Fransa’nın Ukrayna’ya askeri sistemler sağlaması durumunda Rus topraklarına yönelik saldırılardan sorumlu tutulacağını belirtti. Zaharova, Londra ve Paris’in Ukraynalılara yönelik askeri sevkiyat kararlarının, topraklarına yapılan saldırıları aklama çabası olduğunu savundu.
Zaharova, İngiltere’nin 2023’ten bu yana Ukrayna’ya ‘Storm Shadow’ seyir füzeleri sağladığını hatırlatarak, Londra’nın bu füzelerin üretimi için gerekli bilgileri Kiev’e aktarmayı planladığını iddia etti. Ukrayna ordusunun bu füzelerle Rus topraklarına saldırılar düzenlediğini belirten Zaharova, Rusya’nın bu saldırılara karşılık olarak Ukrayna içindeki ve dışındaki İngiliz askeri tesislerini hedef alabileceğini söyledi. Zaharova, “Ülkemizin sivil halkına karşı savaş suçu işleyenler, uygun şekilde cezalandırılacak” dedi.
NATO askerlerinin Ukrayna’ya konuşlandırılması ihtimaline de değinen Zaharova, yabancı birliklerin konuşlandırılmasının kabul edilemez olduğunu ve bu birliklerin meşru askeri hedef haline geleceğini vurguladı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’ın Ukrayna’nın Rus altyapısına yönelik İHA saldırılarını desteklemesi yönündeki açıklamalarını da eleştiren Zaharova, Stubb’ı terörist olarak niteledi. Zaharova, Finlandiya ve diğer ‘dost olmayan’ ülkelerin düşmanca eylemlerinin cevapsız kalmayacağını belirtti.
Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirilo Budanov’un Rus ve Ukrayna heyetlerinin eylülde bir araya gelebileceği yönündeki açıklamasına şüpheyle yaklaşan Zaharova, Kiev yönetiminin medya etkisi yaratmaya çalıştığını ve krizin çözümü yönünde yeni bir teklif almadıklarını ifade etti. Zaharova ayrıca, Ukrayna ordusunun Zaporijya Nükleer Güç Santrali ve Energodar kentine yönelik saldırılarını ‘nükleer şantaj’ olarak nitelendirdi.
Zaharova, Ermenistan’daki siyasi baskılara ve Avrupa Birliği’nin bu duruma sessiz kalmasına da tepki göstererek, Ermenistan’ın hem Avrasya Ekonomik Birliği hem de AB entegrasyonundan yararlanmaya çalışmasının etik dışı olduğunu savundu. Son olarak, Suriye’deki Beşşar Esed’in ailesinin Rusya’ya sığınmasıyla ilgili kararın siyasi değil, insani gerekçelere dayandığını belirtti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]