Cumhurbaşkanı Erhürman, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye ile yakın işbirliği içinde Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir çözüm için çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Zirve, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde ‘Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ temasıyla düzenlendi.
Ankara’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erhürman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a davet ve misafirperverliği için teşekkür etti. KKTC’nin tüm çabalarının temelinde, Ada’da ve bölgede barış, istikrar ve işbirliğinin güçlendirilmesinin yattığını vurguladı. Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesi ve Kıbrıs’ta çözüm arayışlarının birbirini güçlendiren süreçler olduğunu söyledi.
Erhürman, Doğu Akdeniz’in gerilimlerin değil, karşılıklı saygının, kapsayıcı işbirliğinin ve ortak refahın hakim olduğu bir bölgeye dönüşmesini istediklerini ifade etti. Zirvenin Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. kuruluş yıl dönümüne denk gelmesini anlamlı bulduğunu belirterek, Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonunun Kıbrıs Türk halkı için önemli bir ilham kaynağı olduğunu belirten Erhürman, zirvenin ‘Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ temasının ortak geleceği şekillendirme açısından güçlü bir mesaj taşıdığını söyledi. ‘Dilde birlik’ ilkesinin ortak tarih ve kültüre, ‘fikirde birlik’ anlayışının ortak hedefler etrafında dayanışmaya, ‘işte birlik’ ilkesinin ise bu değerleri somut işbirliklerine dönüştürmeye işaret ettiğini vurguladı.
Erhürman, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, 2022’de gözlemci üye statüsüyle katıldıkları TDT’nin çalışmalarına bu anlayışla katkı koymayı ve kardeş ülkelerle ilişkileri her alanda geliştirmeyi arzuladıklarını belirtti. Birliğin gücünün, ortak geçmişten alınan ilhamı somut adımlara dönüştürmekten geçtiğini ifade etti.
Erhürman, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllardır uluslararası toplumla doğrudan temasını, ekonomik ve sosyal girişimini sınırlandıran haksız bir izolasyonla karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Bir halkın kültür, sanat, spor, bilim, eğitim ve ekonomi alanlarında uluslararası toplumla ilişki kurabilmesinin temel insan hakları sorunu olduğunu vurguladı.
Kıbrıs Türk halkının 2004’teki çözüm iradesi ve sonraki yapıcı tutumuyla dünyayla bütünleşme ve Ada’da adil, kalıcı bir çözüme ulaşma arzusunu defalarca ortaya koyduğunu hatırlattı. Buna rağmen, ülke gençlerinin uluslararası spor müsabakalarına katılımının, kültürel etkinliklerin engellenmeye çalışıldığına tanık olduklarını söyledi.
Bu tür girişimlerin, Ada’da güven geliştirme ve çözüm için elverişli ortam yaratma çabalarını olumsuz etkilediğini belirten Erhürman, BM Genel Sekreteri Guterres’in 16 Ekim 2026 tarihli mektubunda Kıbrıs Türk halkının faaliyetlerini etkileyen olumsuz gelişmeleri kaygıyla karşıladığını ve bunları cesaret kırıcı bulduğunu aktardı. Guterres’in, güven ortamını engelleyen ve etkinliklerin iptaline neden olan girişimlerin ortak çabalara aykırı olduğunu vurguladığını belirtti.
Avrupa Komisyonu’nun 6 Ekim 2026 tarihli mektubunda ise AB’nin 2004’te ortaya koyduğu izolasyonun sona erdirilmesi hedefinin teyit edildiğini söyledi. Mektupların ortak mesajının, Kıbrıs Türk halkıyla her alanda temas, diyalog ve işbirliğinin geliştirilmesinin güçlü bir siyasi ve hukuki zemini olduğu ve bu zeminin BM ile AB tarafından teyit edildiği yönünde olduğunu kaydetti.
Bu bağlamda atılacak adımların karşılıklı güven ortamına ve çözüm çabalarına katkı sağlayacağını vurgulayan Erhürman, Kıbrıs Türk halkıyla bilimsel, akademik, kültürel, sportif, ekonomik, teknolojik ve diplomatik alanlarda yakın ilişkiler kurulmasının önünde engel olmadığını söyledi.
Erhürman, zirvenin ‘işte birlik’ temasının Kıbrıs Türk halkı açısından özel önem taşıdığını belirterek, ortak dayanışma fikrini daha fazla somut işbirliğine dönüştürmek gerektiğini vurguladı. Üniversiteler arası ortak araştırma programları, gençlerin akademik ve kültürel değişim projeleri, spor alanında güçlü bağlar kurulabileceğini anlattı.
Sergi, konser, opera ve sahne sanatları gibi ortak kültürel alanlar geliştirerek sanatçıların diyaloğunu güçlendirebileceklerini dile getiren Erhürman, girişimcileri, iş insanlarını ve araştırmacıları ortak platformlarda bir araya getirerek ticaret, yatırım, dijital dönüşüm ve yenilikçilik alanlarında yeni fırsatlar yaratılabileceğini ifade etti.
KKTC’nin yükseköğretim birikimi, genç insan kaynağı, turizm potansiyeli ve Doğu Akdeniz’deki konumuyla bu işbirliklerine önemli katkılar sunabilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Türk dünyası ile Doğu Akdeniz arasında ekonomik, bilimsel ve kültürel bir köprü olma hedefiyle hareket etmeye hazır olduklarını belirten Erhürman, Türk dünyasının geleceğini şekillendirirken ortak değerleri korumak kadar bunları gelecek nesiller için somut kazanımlara dönüştürmenin de herkesin sorumluluğu olduğunu sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]