Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Perşembe günü Moskova’da Üçüncü Rusya-Afrika Zirvesi sonrası yaptığı açıklamada, ülkesinin Afrika’ya “sorumlu” bir tahıl tedarikçisi olarak rolünü sürdüreceğini belirtti. Putin, Burundili mevkidaşı Evariste Ndayishimiye ile düzenlediği basın toplantısında, tahıl tedarikinin hem sözleşmeli hem de karşılıksız olarak devam edeceğini vurguladı.
Başkan Putin, Moskova’nın Afrika ülkeleriyle “gerçekten stratejik, çok yönlü” bir ortaklık kurma kararlılığını ifade etti. Bu ülkeleri, “yeni, daha adil, çok kutuplu bir dünya şekillendirme sürecinde doğal ortaklar” olarak tanımladı. Rusya ve Afrika’nın dış politika koordinasyonunu sürdürdüğünü ve BM dahil çok taraflı kanallarda çalıştığını ekledi.
Putin, Afrika kıtasının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde daimi olarak temsil edilmesi gerektiğini savundu. Küresel karar alma sisteminde Afrikalılar için daha adil bir temsil sağlanması amacıyla ortak çaba gösterdiklerini bildirdi. Çarşamba günü başlayan iki günlük zirvede enerji işbirliğinin detaylıca ele alındığını belirtti.
Birçok Afrikalı liderin, Moskova’nın kıta genelinde ulusal enerji sistemlerinin geliştirilmesine yaptığı katkıları vurguladığını aktardı. Rusya’nın, Afrika ekonomilerinin hidrokarbon yakıtlarına yönelik artan talebini karşılamak için sürekli çalıştığını söyledi. Rus şirketlerinin katılımıyla büyük ölçekli enerji sektörü projelerinin hayata geçtiğini ekledi.
Bu projelerin sadece geleneksel enerji üretim yöntemlerini değil, nükleer enerjiyi de kapsadığını açıkladı. Moskova’nın Afrika ülkelerinden büyük ölçekli enerji santralleri ve küçük modüler nükleer reaktörlere yönelik önemli bir ilgi gördüğünü belirtti. Rusya’nın bu alanda iş birliğine hazır olduğunu vurguladı.
Putin, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store ile yaptığı son telefon görüşmesine de değindi. İki liderin de görüşmeye ulusal lider sıfatıyla katıldıklarını özellikle vurguladığını aktardı. Bu durumun bazı eleştirilerle karşılaşmış olabileceğini ancak bunun doğru bir yaklaşım olduğunu düşündüğünü belirtti.
Avrupa’da, Rusya’ya stratejik bir yenilgi yaşatmayı değil, yapıcı bir diyalog kurmayı amaçlayan insanların bulunduğunu ifade etti. Telefon görüşmesinde bir dizi konunun gündeme geldiğini belirterek, Rusya’nın Avrupa ülkeleriyle tam teşekküllü ilişkilerin yeniden kurulması yönündeki her türlü adımı desteklediğini söyledi.
Rusya’nın Avrupa ile olası herhangi bir çatışmaya hazır olduğunu ancak böyle bir çatışma arayışında olmadığını dile getirdi. “İsteyenler hazırlansın; gerçek şu ki, Rusya’ya stratejik bir yenilgi yaşatma hedeflerine ulaşamadılar ve 2030’a kadar bunun mümkün olması son derece düşük bir ihtimal” ifadelerini kullandı. Böyle bir çatışmadan “hiç kimsenin kazanmayacağını” ekledi.
Moskova’nın Baltık Denizi’ndeki her türlü zorluğa yanıt vermeye hazır olduğunu yineledi. Ancak bölgede gerilim yaratmak istemediğini vurguladı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]