Kuzey Koreli bilişimciler, sahte kimlikler ve gelişmiş taktiklerle yaklaşık 40 ülkede şirketlere gizlice sızarak Pyongyang yönetimine yılda 250 ila 600 milyon dolar aktarıyor. Bu uluslararası ağ, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Mart 2024 raporuyla ortaya çıktı. Bilişimciler, nükleer ve balistik füze programlarını finanse etmek için bu kazançları kullanıyor. ABD, Japonya ve diğer 9 ülke, 31 Temmuz’da bu faaliyetlere karşı ortak açıklama yayımladı.
Pyongyang hükümeti, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yaptırımları altında kaynaklarını artırma yolları arıyor. Kuzey Koreli bilişimciler, internetteki iş bulma sitelerinde yapay zeka destekli profiller kullanıyor. Mülakatlarda da benzer yöntemlerden faydalanarak çeşitli şirketlerde bilgi teknolojisi pozisyonlarına yerleşiyor.
İş buldukları ülkelerde yerel aracıların adreslerini ve banka hesaplarını kullanan bilişimciler, kimliklerini gizliyor. CNN televizyonunun araştırmasına göre, bazı aracılar çok sayıda Kuzey Koreliye yardımcı oluyor. Bu aracılar, şirketlerden gelen bilgisayarlarla “laptop çiftlikleri” bile kuruyor.
Çoğunlukla Kuzey Kore, Çin ve Rusya’nın yanı sıra Güneydoğu Asya ve Afrika ülkelerinde ikamet eden bilişimciler, uzaktan çalıştıklarını gizliyor. VPN ve uzaktan masaüstü yazılımları gibi araçlardan faydalanıyorlar. Bu bilişimciler, veri sızdırma, kripto para hırsızlığı ve hassas bilgilerin çalınması gibi faaliyetlere karışarak şirketler için içeriden tehdit oluşturuyor.
ABD merkezli siber güvenlik şirketi DTEX Systems araştırmacısı Michael Barnhart, bu çalışanların Kuzey Kore rejiminin silah programını fonladığını belirtti. Barnhart, uzun süre sadece para kazanmayı amaçladıkları sanılan bu kişilerin artık tehlikeli hale geldiğini vurguladı. Şirket içi fikri mülkiyeti çaldıklarını, şantaj yaptıklarını ve fidye yazılımı yerleştirdiklerini gözlemlediklerini ifade etti.
Barnhart, Kuzey Koreli bilişimcilerin sağlık sektöründeki şirketleri hedef aldığını açıkladı. Bu sektörün, büyük iş gücü ve çok sayıda hassas bilgiye erişim imkanı nedeniyle tercih edildiğini belirtti. En düşük gelirliden en yüksek gelirliye birçok şirketin hedef alındığına işaret etti.
Hükümetler ek yaptırımlarla ve yasal tedbirlerle Kuzey Korelileri ülkelerinden kazanç sağlamaktan alıkoymaya çalışırken, şirketler de önlemlerini sıkılaştırıyor. ABD, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Yeni Zelanda ve İngiltere, 31 Temmuz’da Kuzey Kore’nin bilişimciler kanalıyla yürüttüğü faaliyetlere ilişkin ortak açıklama yayımladı.
ABD merkezli teknoloji devi Amazon’un Baş Güvenlik Sorumlusu Stephen Schmidt, Aralık 2025’teki sosyal medya paylaşımında önemli bir bilgi verdi. Schmidt, Nisan 2024’ten itibaren Kuzey Koreli olduğundan şüphelenilen 1800 başvuruyu geri çevirdiklerini duyurdu. Bu durum, şirketlerin farkındalığının arttığını gösteriyor.
Güney Kore merkezli sivil toplum örgütü PSCORE’un Mart 2025 raporuna göre, Kuzey Koreli bilişim çalışanları zorlu koşullar altında çalışıyor. Sıkı gözetim ve ağır aylık kazanç hedefleriyle karşı karşıya kalıyorlar. Genç yaşlardan itibaren bu doğrultuda yetiştirildikleri belirtiliyor.
Bu bilişimciler genellikle günde 10 saatten fazla ve farklı zaman dilimlerindeki işler nedeniyle gece boyunca mesai yapıyor. Sıkışık konaklama alanlarında dört ila beş kişilik ekipler halinde yaşıyorlar. Hareketleri denetleniyor, günde bir kez yürüyüş ve haftada bir kez dışarı çıkma izni veriliyor.
Kuzey Koreli bilişimciler arasında “Jin-su” adıyla sansürlenen bir itirafçı, Ağustos 2025’te BBC’ye konuştu. Jin-su, Batılı şirketlerde yıllarca çalıştığını ve kimliğini gizlediğini belirtti. Ayda en az 5 bin dolar kazandığını ancak bu kazancın yüzde 85’ini Pyongyang hükümetine gönderdiğini dile getirdi.
Jin-su, “Bunun soygun gibi bir şey olduğunun farkındayız ama kaderimize razı olduk” ifadelerini kullandı. Ayrıca “Her şekilde Kuzey Kore’de olduğumuzdan daha iyi durumdayız” diyerek durumlarını özetledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]