Küresel ekonomiler, ABD/İsrail ile İran arasındaki jeopolitik gerilimlerin tetiklediği riskler ve artan enerji maliyetleri nedeniyle merkez bankalarının eylül ayı faiz kararlarını yakından takip ediyor. Bu durum, enflasyonla mücadele eden ülkelerde politika yapıcıların hareket alanını daraltıyor.
Piyasaların gözü, başta ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) olmak üzere büyük merkez bankalarının eylül ayındaki toplantılarında olacak. Bu toplantılarda alınacak faiz kararlarının yanı sıra, açıklanacak metinler ve gelecek döneme ilişkin yönlendirmeler piyasaların seyrini belirleyecek.
Yılın başındaki dezenflasyon beklentileri, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji maliyetlerini artırmasıyla yerini daha temkinli tahminlere bıraktı. Fed’in eylül toplantısı, ABD’de yavaşlayan enflasyon ve iş gücü piyasasındaki zayıflama sinyalleri nedeniyle faiz artışı beklentilerini törpüledi. Para piyasaları, Fed’in faizi sabit bırakma ihtimalini yüksek görüyor, ancak yıl sonuna kadar bir faiz artışı olasılığı da masada duruyor.
Kanada Merkez Bankası (BoC) da eylül ayında politika faizini sabit tutması beklenen kurumlar arasında yer alıyor. Avrupa’da ise gözler ECB’nin 10 Eylül’deki toplantısında olacak. Avro Bölgesi’nde enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle enflasyonun yükselmesi, ECB’nin faizleri 25 baz puan artıracağına dair beklentileri güçlendiriyor.
Eylül ayında Avrupa’da İngiltere Merkez Bankası (BoE), İsviçre Merkez Bankası (SNB) ve Rusya Merkez Bankası (CBR) da para politikası kararlarını açıklayacak. BoE’nin, enflasyonun beklentilere paralel gerçekleşmesi durumunda faizi sabit bırakması öngörülüyor. İngiltere’de enflasyon son 4 ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, kuraklığın gıda fiyatları üzerinde risk oluşturabileceği belirtiliyor.
Asya’da Japonya Merkez Bankası (BoJ), 18 Eylül’deki toplantısında kritik kararlar alacak. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonist baskıları güçlendirdiği Japonya’da, BoJ’un eylül ayında politika faizini 25 baz puan artırması ve yıl sonuna kadar bir faiz artışı daha yapması bekleniyor. Okyanusya’da ise Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) faizi sabit tutması bekleniyor.
Yurt içinde yatırımcılar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 10 Eylül’deki para politikası kararına odaklanacak. TCMB, son toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit bırakmıştı. Kurul, jeopolitik gelişmeler ve artan belirsizlikler nedeniyle enerji fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekmişti.
TCMB’nin, piyasa dalgalanmalarını hafifletmek amacıyla mart ayında ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlaması, likidite yönetimindeki yeni bir adımı işaret ediyor. Analistler, eylül ayı faiz kararları ve politika metinlerinden alınacak sinyallerin yatırımcılar için kritik önem taşıdığını belirtiyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]