Birleşmiş Milletler (BM) Bağımsız Uluslararası Bilgi Toplama Misyonu uzmanları, geçtiğimiz Şubat ayında İran’ın Minab ve Lamerd kasabalarına düzenlenen füze saldırılarında ABD’nin savaş suçu işlediğine dair makul gerekçeler buldu. Misyonun hazırladığı yeni raporda, bu saldırıların sivil ölümlerine ve altyapı hasarına yol açan ayrım gözetmeyen eylemler olduğu belirtildi. Uzmanlar, ayrıca İran makamlarının geçtiğimiz aylarda hükümet karşıtı protestoları bastırırken insanlığa karşı suçlar işlediğini tespit etti.
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, rapordaki bulgulara itibar etmediklerini bildirdi. İran ise bulgular hakkında henüz açıklama yapmazken, geçmişte sistematik insan hakları ihlali iddialarını reddetmişti.
BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunulan raporda, uzmanlar çatışma sırasındaki en ölümcül iki sivil saldırısını detaylıca inceledi. 28 Şubat’ta Minab’daki Şecere-i Tayyibe İlkokulu’na düzenlenen Tomahawk füzesi saldırısında en az 156 kişi yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenler arasında 120 çocuk bulunuyordu.
Raporda, okulun aynı gün hedef alınan Devrim Muhafızları Ordusu deniz kuvvetleri tesisinin hemen yanında yer aldığı ancak okulun askeri amaçlarla kullanılmadığı kaydedildi. İncelemeler, füzenin sadece ABD envanterinde bulunması sebebiyle saldırının ABD tarafından gerçekleştirildiğine inanmak için makul gerekçeler olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, okulun doğrudan hedef alındığını ve hasarın sapma veya ikincil etki sonucu oluşmadığını belirtti.
Yine 28 Şubat’ta Lamerd kasabasındaki bir spor kompleksine ve yerleşim alanına düzenlenen saldırıda ise en az 21 sivil hayatını kaybetti. Uzmanlar, Hassas Vuruş Füzeleri (PrSM) ile gerçekleştirilen bu saldırının da ABD tarafından düzenlendiğine inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu bildirdi. Bu füze tipine yalnızca ABD’nin sahip olduğunu vurguladılar.
ABD ordusu, o gün Lamerd’e herhangi bir saldırı düzenlemediğini savunmuş ve kullanılan silaha ilişkin raporlara itiraz etmişti. Misyon, her iki olayda da ABD’nin sivil kayıplarına yol açan ayrım gözetmeyen saldırılar düzenleyerek savaş suçu işlediğine dair makul gerekçeler olduğuna işaret etti.
Rapor, İran makamlarının geçtiğimiz Aralık ve Ocak aylarında ülke genelinde düzenlenen kitlesel protestoları şiddetle bastırmasını da inceledi. Güvenlik güçleri, çatılardan ve yüksek noktalardan kalabalıklara ateş açtı. Ayrıca, sağlık tesislerine saldırarak yaralı göstericileri ve sağlık çalışanlarını gözaltına aldı.
Gözaltına alınan on binlerce kişi işkence, tecrit ve hukuki yardımdan yoksun bırakılmayla karşı karşıya kaldı. Gösterilerle bağlantılı suçlamalarla yapılan hızlı yargılamaların ardından en az 29 kişinin idam edildiği bilgisi verildi.
BM uzmanları, İran makamlarının protestolar sırasında cinayet, hapis, işkence ve diğer insanlık dışı eylemleri içeren insanlığa karşı suçlar işlediği sonucuna vardı. İran’daki siviller, kendi hükümetlerinin işlediği ağır insan hakları ihlalleri ile ülkenin ABD ve İsrail ile yaşadığı ölümcül çatışma arasında kaldı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]