Ülkemizde ve dünyada giderek artan obezite, kalp, kanser, diyabet gibi hastalıklarla yakın ilişkili ve sağlık açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Obezite, tüm yaş gruplarında, hatta çocuklarda bile hızla yayılmaktadır. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, obezitenin çevresel faktörlerle ilişkili olduğunu ve “çağın salgın hastalığı” olarak nitelendirildiğini belirtmektedir.
Obeziteye neden olan toksik kimyasallara “obezojenler” adı verilmektedir. Bu kimyasallar, hormonal sistemi bozarak kilo alımına sebep olmaktadır. Plastikler, tarım ilaçları, kozmetikler, temizlik ürünleri gibi birçok ürün obezojenler içerebilir ve obeziteye yol açabilir.
1. Beslenme: Bitkisel ağırlıklı beslenme kilo vermede etkili bir yöntemdir. İşlenmiş yiyeceklerden uzak durmak ve fiziksel aktiviteyi artırmak obezite riskini azaltır.
2. Kimyasallardan Kaçınma: Plastik kullanımını azaltmak, cam ürünleri tercih etmek, antibakteriyel ürünlerden uzak durmak ve doğal kozmetikleri tercih etmek obezojen kimyasallardan korunmada yardımcı olabilir.
3. Sağlıklı Yaşam Tarzı: Hormon bozucu kimyasallardan kaçınmanın yanı sıra, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve kimyasal içerikli ürünleri minimal düzeyde kullanmak önemlidir.
2011 yılında Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Ban Ki-moon, obezite ve obeziteden kaynaklanan hastalıklar konusunda uluslararası toplumu uyarmıştır. Obezite, günümüzde bulaşıcı olmayan hastalıklar arasında en büyük tehdidi oluşturmaktadır ve acil önlemler alınması gerekmektedir.
Türkiye Obezite Araştırma Derneği’ne göre obeziteye neden olan faktörler arasında aşırı ve yanlış beslenme ile fiziksel aktivite azlığı önemli bir yer tutmaktadır. Rafine şeker ve tahılların tüketiminin artması, işlenmiş besinlerin yaygınlaşması obezite riskini artırmaktadır.
Reklam & İşbirliği: [email protected]
Yorum Yap