SON GELİŞMELER
--:--:--

İran Yer Altı Tesislerinde Füze Montajına Başladı ABD’nin Hasar İddiaları Tartışılıyor

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
İran Yer Altı Tesislerinde Füze Montajına Başladı ABD’nin Hasar İddiaları Tartışılıyor

ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından Washington’ın askeri kapasitenin ağır biçimde tahrip edildiği yönündeki iddialarına rağmen, Tahran’ın bazı yer altı tesislerinde füze montaj faaliyetlerini yeniden başlattığı tespit edildi. Wall Street Journal’a (WSJ) konuşan ABD’li yetkililer, Hocir dahil tesislerde hareketliliğin gözlendiğini bildirdi. Uzmanlar, İran’ın elindeki stoklanmış parçalarla yüzlerce, hatta binlerce füze monte edebileceğini belirtiyor. Bu durum, ABD’nin operasyonun kalıcı etkilerine dair değerlendirmelerini sorgulatıyor.

ABD yönetimi, İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde tahrip edildiğini ve füze programının işlevsizleştiğini savunuyordu. Ancak saldırılar sonrası bazı tesislerde yeniden hareketlilik tespit edildi. Bu durum, İran’ın askeri kapasitesinin hala kullanılabilir olduğuna dair tartışmaları artırdı.

Washington için operasyon sırasında imha edilen füze sayısı değil, İran’ın füze programına verilen zararın kalıcılığı önem kazandı. Tahran’ın kalan kapasitesiyle programı yeniden başlatıp başlatamayacağı temel soru haline geldi. Geçtiğimiz perşembe yayımlanan yeni bir rapor, bu sorunun yanıtının daha karmaşık olduğunu gösterdi.

Wall Street Journal’a konuşan ABD’li yetkililer, İran’ın bazı askeri tesislerinde saldırıların ardından faaliyetlerin yeniden başladığını belirtti. ABD operasyonunun temel hedeflerinden biri, İran’ın balistik füze stoklarını ve yeni füze üretim kabiliyetini ortadan kaldırmaktı. ABD’li yetkililer, bombardımanlarda İran savunma sanayisi altyapısının yaklaşık yüzde 85’inin yok edildiğini iddia etti. Çok sayıda balistik füze, fırlatma sistemi ve insansız hava aracının imha edildiği belirtildi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, daha önce İran’ın füze ve insansız hava aracı programının “işlevsel olarak yok edildiğini” açıklamıştı. Yeni bilgiler, füze kapasitesinin yüzde 85’inin ortadan kaldırılmasının, kalan yüzde 15’in programı yeniden ayağa kaldırmak için yeterli olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.

İran’ın Yer Altı Tesislerindeki Faaliyetler

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa, Washington’ın açıklamalarıyla Wall Street Journal’ın bilgilerinin farklı kapasitelerden bahsettiğini vurguladı. Pentagon’un iddialarının sanayi altyapısına, yeni haberlerin ise önceden üretilip stoklanan parçaların montajına ilişkin olduğunu belirtti. Toğa, “Fabrikayı vurursunuz ama depodaki hazır parçalar yerinde kalır” değerlendirmesini yaptı.

Oral Toğa, İran’ın saldırılar öncesinde tamamlanmış savaş başlıkları, gövdeler ve yönlendirme birimleri stokladığını aktardı. Bir ABD’li yetkili, mevcut parçalarla en az birkaç yüz füzenin monte edilebileceğini tahmin ediyor. King’s College London’dan eski CIA analisti Jim Lamson ise bu rakamın binlere ulaşabileceğini öne sürdü. Faaliyetlerin Hocir dahil birkaç yer altı tesisinde tespit edildiği bildirildi.

Toğa, İran’ın saldırılardan kaçınmak için yeni yer altı tesisleri inşa ettiğini ekledi. Operasyonun üretim kapasitesini ciddi biçimde azalttığını ve envanteri yarıya indirdiğini ifade etti. Kimyasal tesisler ve karıştırma ekipmanları zarar görse de programın tamamen bitmediğini, ertelendiğini belirtti. Toğa’ya göre, yer altındaki askeri altyapı konusunda daha önce tünellerde gözlemlenen süreç tekrar ediyor. Hava saldırıları bu tesisleri tamamen yok etmek yerine, belirli sürelerle kullanılamaz hale getiriyor.

Toğa, hava gücünün bu altyapıyı yok edemediğini, sadece geçici olarak kapatabildiğini savundu. Her döngüde İran’ın biraz daha derine indiğini belirtti. Nisan ayında füze programının imha edildiği iddialarının ardından, Temmuz’da Ürdün’deki üssün vurulması ve şimdi üretimin sürdüğünün ortaya çıkması, ABD’nin hasar değerlendirmelerini inandırıcı olmaktan çıkardığını ifade etti.

İran’ın Tedarik Zinciri ve Abluka Etkisi

Wall Street Journal’a konuşan ABD’li yetkililer, Tahran’ın yeni bir tedarik zinciri kurmak yerine, elindeki mevcut bileşenleri kullandığını iddia etti. Uzmanlar, hazır parçalarla füze montajının kısa vadede mümkün olduğunu ancak uzun vadeli üretimin yeni bileşen, hammadde ve teknolojik girdi gerektirdiğini belirtiyor. İran’ın dışarıdan malzeme temin kapasitesi ve yaptırımlara rağmen kurduğu tedarik ağları bu süreçte kritik rol oynayacak.

Oral Toğa, montaj ile gerçek üretimi ayırmak gerektiğini vurguladı. Stoktan montajın envanteri tüketen, sonu olan bir iş olduğunu, gerçek üretimin sürdürülebilmesi için sanayi altyapısının çalışması gerektiğini ifade etti. Toğa, hasar gören kimyasal tesisler ve katı yakıt üretimindeki endüstriyel karıştırma ekipmanlarının üretimi sürdürmedeki önemli darboğazlardan biri olduğunu söyledi. Dış tedarik konusunda Çin’i işaret etti.

Bölge ülkelerinden yetkililer de benzer darboğazlara dikkat çekiyor. IISS’ten Fabian Hinz, İran’ın iç üretimdeki eksiklikleri aşmak için dışarıdan malzemeye bağımlı olduğunu ve Çin’in bu tedarikte ana adres olduğunu belirtiyor. ABD Hazinesi’nin bu ağa defalarca yaptırım uygulamasına rağmen sevkiyatların devam ettiği, kontrol rejimindeki yapısal boşlukların tedarikçilere inkar imkanı tanıdığı ifade ediliyor.

Oral Toğa, mevcut tabloda abluka gibi önemli bir farklı unsurun bulunduğunu dile getirdi. İran’ın ihtiyaç duyduğu sevkiyatların deniz yoluyla Bender Abbas’a ulaştığını, ancak limanın asgari kapasiteyle çalıştığını savundu. Kara güzergahlarının bu hacimdeki yükü taşımasının mümkün olmadığını ekledi. Toğa, İran’ın elindeki stokla bir süre daha montaja devam edebileceğini öngördü. Üretimi savaş öncesi seviyeye çıkarmanın, bombardıman altında sanayi altyapısını yeniden kurmaya ve toplu ithalat kanallarını açmaya bağlı olduğunu belirtti. Abluka sürdüğü sürece toplu ithalatın mümkün olmadığını, belirleyici unsurun hava saldırısı değil fiziksel erişimin kesilmesi olduğunu ifade etti.

Füze Teknolojisinin Operasyonel Önemi ve Washington’ın Seçenekleri

İran’ın yeniden üretmeye başladığı iddia edilen balistik füzelerde kullanılan yakıt teknolojisi, askeri kapasite açısından büyük önem taşıyor. Sıvı yakıtlı füzelerde yakıtın fırlatma öncesi yüklenmesi, hazırlık sürecini karmaşıklaştırırken tespit edilme riskini artırıyor. Katı yakıtlı sistemler ise yakıtın füze içinde daha uzun süre hazır tutulabilmesiyle operasyonel avantaj sağlıyor. Bu nedenle İran’ın katı yakıtlı balistik füze kapasitesini koruması, sahip olduğu füze sayısından ziyade, bu silahları ne kadar hızlı operasyonel hale getirebileceği açısından kritik önem taşıyor.

Oral Toğa, askeri açıdan yakıt türünün önemine dikkat çekti. Sıvı yakıtlı füzelerin atış öncesi yakıt yüklemesi gerektirdiğini ve bunun tespit edilebilir bir hazırlık safhası oluşturduğunu belirtti. Katı yakıtlı sistemlerin ise atışa hazır depolanabildiğini, böylece karşı tarafa kalan uyarı süresini kısalttığını ifade etti. İran’ın envanterinde katı yakıtlı sistemlerin ağırlık kazanmasının bu nedenle anlamlı olduğunu söyledi.

Toğa, yeni bilgilerin askeri boyutunun yanı sıra Washington açısından siyasi sonuçları da bulunduğunu belirtti. Toğa, bu haberin savaşın temel hedeflerinden birine ulaşılamadığını gösterdiğini ve Kasım’daki ara seçimler yaklaşırken Amerikan kamuoyunda savaşın olumsuz karşılandığını ifade etti. Washington’ın önünde iki seçenek olduğunu savundu: Yeni tespit edilen tesislere yeni bir saldırı dalgası düzenlemek ya da hava gücünün bu işi bitiremeyeceğini kabul edip ekonomik baskıya ağırlık vermek. Trump’ın açıkladığı ekonomik operasyonun ikinci seçeneğe işaret ettiğini, ancak bu tür istihbaratın genellikle yeni tesisler tamamlanmadan vurma teşvikini artırdığını ekledi.

Oral Toğa’ya göre Tahran, füze kapasitesine ilişkin mesajlarını bilinçli olarak görünür kılıyor. İran Savunma Bakanlığı’nın Fars Haber Ajansı’na yaptığı “Yakında buzdağının ucunu göreceksiniz” açıklaması, kapasitenin gizliliğini ortadan kaldıran bir ifşaat değil, stratejik bir mesaj olarak değerlendiriliyor. İran’ın füze kapasitesinin bilinmesini istediği, bunun Hürmüz masasında bir koz olduğu belirtiliyor. Toğa, kapasiteyi ortadan kaldıramayan yeni bir saldırı dalgasının savaşın uzaması anlamına geldiğini, askeri seçeneğin getirisi azalırken siyasi maliyetinin arttığını vurguladı.

Yeni iddiaların ardından Beyaz Saray, İran’ın füze üretimine yeniden başladığı yönündeki haberleri doğrudan yalanlamadı. ABD yönetimi, İran’ın askeri faaliyetlerini yakından izlediğini vurguladı. New York Post’a konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, Başkan Donald Trump’ın da belirttiği gibi ABD’nin İran’ı takip ettiğini ve Tahran’ın adımlarını izlediğini söyledi. ABD yönetiminin operasyonun sonuçlarına ilişkin temel değerlendirmesinde bir değişiklik olmadı. Washington, ABD ordusunun İran’ın nükleer tesislerini hedef aldığını, savunma sanayisi altyapısına darbe vurduğunu ve ülkenin askeri kapasitesini gerilettiğini savunuyor. Ancak İran’ın kapasitesinin “önemli ölçüde geriletilmesi” ile “tamamen ortadan kaldırılması” arasındaki fark, yeni tartışmanın merkezinde yer alıyor.

Benzer Haberler
İran Yer Altı Tesislerinde Füze Montajına Başladı ABD’nin Hasar İddiaları Tartışılıyor
İran Yer Altı Tesislerinde Füze Montajına Başladı ABD’nin Hasar İddiaları Tartışılıyor
BM Uzmanları ABD’nin İran’da Savaş Suçu İşlediği Yönünde Bulgular Açıkladı
BM Uzmanları ABD’nin İran’da Savaş Suçu İşlediği Yönünde Bulgular Açıkladı
Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’dan Birleşik Krallık’a Ortak ‘Tahammülümüz Yok’ Mesajı
Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’dan Birleşik Krallık’a Ortak ‘Tahammülümüz Yok’ Mesajı
ABD NATO’dan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Tasfiyesi İçin Destek İstedi
ABD NATO’dan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Tasfiyesi İçin Destek İstedi
Suriye’de Türkçenin Yerine Fransızca Kararı Tepkilere Neden Oldu
Suriye’de Türkçenin Yerine Fransızca Kararı Tepkilere Neden Oldu
Husilerin Saldırıları Sonrası Suudi Arabistan Doğu Batı Boru Hattını Kapattı
Husilerin Saldırıları Sonrası Suudi Arabistan Doğu Batı Boru Hattını Kapattı
Türkiye'de Son Dakika Gündemi
Copyright © 2025 Tüm hakları DAKİKA GÜNDEM 'de saklıdır. Seobaz Haber Teması